top of page

KIRK-KLISSÉ FOTOĞRAFHANESİ - P. ANTONITSIS


Kırklareli, 1983 yılından 2010’a kadar yaşadığım, görev yaptığım bir şehir. Kaldığım bu süre içinde Belediye Başkanı Ali Nazmi Üstündağ, yerel kültürün önemli tanıklarından Ali Coşkun Yanardağoğlu, Fuat Gürkaş, Gazeteci Kamil Tomruk gibi rahmetle andığım ve halen yaşayan nice değerli insanlar ilk defa tanıdığım bu şehirde kalmamı ve gönülden sevmemi sağladılar. Burada yaşadığım 27 yıl içinde benimle paylaştıkları arşivleri, topladığım her türlü bilgi, belge ve yayınlar ile kişisel araştırmalarım neticesi olan anı, hikâye ve yazılarımı artık şimdi yayınlama zamanı…

Diğer taraftan fotoğrafa olan tutkum neticesinde Kırklareli, Alpullu, Malko Tırnova, Burgas, Haskova ve Sofya’da yirmiye yakın kişisel sergim olmuştu. Yerel tarih ve fotoğraf üst üste gelince, geçmişe saygı geleneğinden Kırklareli ve eski adı Kırkkilise’de yaşayan fotoğrafçıları araştırdığımda Türk fotoğraf tarihi ile paralel giden bilgilerden başlayarak yakaladığım ipuçlarını değerlendirdim.

1800’lü yılların sonuna doğru Doğu’nun başkenti olarak anılan İstanbul’a yönelik ilgi, çılgınlık boyutuna ulaşmıştı. Cadde-i Kebir yani İstiklal Caddesinde fotoğrafhaneler adeta para kırıyordu. Fotoğraf fiyatları yüksek olmasına rağmen ilgi ve talep fazlaydı.

1895 yılında Yüksekkaldırım’da dükkânı bulunan Max Fruchtermann isimli çerçeveci eğer fotoğrafları bir matbaada kartona bastırabilirse, çok iyi para kazanacağını sezdi. O yılın sonuna doğru yeni yıl kutlamalarından önce İstanbul konulu ilk kartpostalları hazırlatıp satışa sunmuştu bile. 1896 yılbaşında İstanbul’dan Avrupa’ya gönderilmeye başlayan bu kartpostallar ile Max Fruchtermann Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk kartpostal editörü olmuştu. Yıldız Sarayı dâhil İstanbul’a ait her fotoğraf kartpostallarda yerini almaya başlamıştı. Böylece İstanbul kartpostallarındaki zengin içerikler ile yurtdışında güçlü bir Osmanlı imajı oluşuyordu. Yıldız Sarayı ise II. Abdülhamit’in en önemli simgesi olacaktı.


Padişah Abdülhamit her an tahttan indirilme korkusu yaşadığından, Cuma günleri hariç halkın arasına hemen hemen hiç karışmıyor, Yıldız Sarayı’ndan çıkmıyordu. İmaj tutkunu Sultan Abdülhamit, tutucu olmasına rağmen teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor, fotoğrafa büyük ilgi duyuyordu. Durum böyle olunca Fruchtermann kartpostallarında da yer alması kaçınılmazdı.

1900’lü yılların başında kartpostallarda taş baskı dönemi sona ermiş, artık doğrudan fotoğraflar da basılabiliyordu.

Sultan Abdülhamit’in saray dışında gerçekçi bir göze ihtiyacı vardı. Bu göz tabii ki fotoğraf olacaktı. Fotoğraf Sultan Abdülhamit sadece bir istihbarat kaynağı değil, iktidarını güçlendiren bir araç haline gelecekti. Artık Osmanlı’da askerden sivile, meydandan yollara, eğitimden teçhizata, müşirden teğmenine kadar herkes üniformaları, madalyaları ile el pençe divan pozunda fotoğraf çektiriyor, bunlar saraya gönderiliyordu. Fotoğrafçılar Osmanlı’da çekilmedik yer, meslek, cami, hamam, ev, yalı, kule, sefaret vs. bırakmadı. Her dinden, milletten, ırktan, her yaştan insan, hatta hayvanlar ile sokak köpekleri bile fotoğraf ve kartpostallarda yer aldı. Böylece etkileri bu günlere kadar uzanan bu tür belgelerin üretilmesi Osmanlı’da fotoğrafın da yaygınlaşmasını sağladı.

Kırklareli fotoğraf tarihi de bu gelişmelere paralel ilerledi. Edirne’ye bağlı bir sancak olan Kırkkilise de (Kırklareli) bulunan fotoğrafçılar arasında P. Antonitsis, Achilleas Zoïros, C.Zaphiriades ve Behar Nadir’in izine rastlayabildim.

Kırklareli’de ilk fotoğraf çekimleri 1800 yılların sonuna doğru olmuştur. Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid 1842-1918 yılları arasında Edirne iline bağlı olan Kırkkilise’de askeri ve sivil alanlarda bazı fotoğraflar çektirdiği bilinmektedir.

Kırkkilise’de bilinen ilk fotoğrafhane Kırkkiliseli bir Rum olan P.Antonitsis tarafından açıldığı tahmin edilmektedir. Bu fotoğrafhanenin yeri, arşivi ve Antonitsis hakkındaki bilgilere henüz ulaşılamamıştır. 1900’lü yılların hemen başında Osmanlı döneminde Kırkkilise Hızırbey Camii ile Serdar Ali Paşa Camii ve çevresindeki çarşının görüntüsü Fotoğrafçı Antonitsis tarafından çekilen ilk fotoğraf olduğu söylenebilir. Ancak bir süre sonra kartpostal fotoğrafı olarak her iki caminin yine yerinde olduğu meydanın biraz daha güneyinden Antonitsis’in çektiği aşağıdaki bu fotoğraf kullanılacaktı.

Osmanlı döneminde kullanılan Kırkkilise’ye ait bu ilk kartpostal-ların arkaarka yüzünde fotoğrafı çeken kişinin ‘Photographe P. Antonitsis, Kirk-klissé’ yazdığı görülür. Fotoğraf editörü olarak Isacc & Moise Mitrani isimli Yahudi kardeşler bulunmaktaydı. Isacc & Moise Mitrani isimli editör kardeşler hakkında detaylı bir bilgiye ne yazık ki ulaşılamasa da Antonitsis ile işbirliğinin uzun bir süre devam ettiği, bazı kartpostallar ürettikleri görülmektedir. Bu kartpostallar incelendiğinde çeşitli tören ve askeri eğitimlerde askeri fotoğraflar olduğu görülmektedir. Osmanlı idaresine bir şekilde çok yakın olan Antonitsis’in bu fotoğrafları çekmesine müsaade edildiği ve basılan kartpostalların da Balkan Savaşı öncesi propaganda amaçlı kullanıldığı görülmektedir.

Antonitsis ve Mitrani kardeşler için işler iyi gidiyordu. Askeri ve sivil alanlarda oldukça fazla fotoğraf çekiliyor, bazıları kartpostal yapılırken bazıları İstanbul’a gönderiliyordu. Antonitsis özellikle askeri tatbikat ve manevralarda önemli askeri araçların yanında subayların özel anı fotoğraflarını çekiyor, özel logosu ile birlikte fotoğraflarını hazırlıyordu. Antonitsis’in oldukça gösterişli olan logosunda “PHOTOGRAPHIE P.Antonitsis KIRKLISSE” yazıyordu.

Balkan Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kaybetmesi ve Kırkkilise’nin Bulgarların eline geçmesi ile 1912 yılından sonra fotoğrafçı Antonitsis’in kartpostallarında adının kaybolduğu, editör olarak Mitrani kardeşlerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Fotoğraf editörleri Isacc ve Moise Mitrani kardeşlerin 1912 yılı kartpostallarında Antonitsis adını silmesi yanında fotoğraflarda retuj yaptırdıkları da gözlenmektedir.


Antonitsis’in Osmanlı idaresine çok yakın olması ve askeri stratejik fotoğrafları çekebilmesi nedeniyle Kırkkilise’den ihtimalen ayrıldığı veya başına bir iş geldiği tahmin edilmektedir. Kırkkilise’de Bulgar istilasının devam ettiği 1913 yılında ise kartpostal editörü olarak sadece Isacc Mitrani’nin kaldığı diğer kardeş Moise’in silindiği görülmektedir.

Bulgarların Kırkkilise’yi “Lozengrad” yani ‘Üzüm Şehri’ olarak adlandırmaları kartpostallara da yansırken Antonitsis fotoğrafları hala kullanılmaya devam ediyordu.


119 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Neden fotoğraf çekeriz?

Neden fotoğraf çekeriz? Fotoğraf çekmek, hayatımızın önemli anlarını, sevdiklerimizi, güzel manzaraları veya ilginç olayları ölümsüzleştirmenin bir yoludur. Fotoğraf, bize geçmişi hatırlatan, geleceğe

Comments


bottom of page