2014_anafod_2013_14.png

2013-14 Sezon Sonu Sergi Kitabı

ÖNSÖZ

Dernek sergilerine gittiğimde hep düşünürüm; bu işlerin dörtte biri çıkarılsa kalanların
ortalama düzeyi ne kadar yükselmiş olur diye. Oysa uygulama böyle yürümez. Herkesten
birer adet ya da eşit sayıda fotoğraf alınır, kimsenin hatırı kalmasın diye. Toplu dia gösterilerinde peş peşe izlenen başarılı ya da başarısız işler aynı tonda ve sürede alkışlanır. Neden; çünkü bu etkinliklerin işlevi bir sosyalleşmedir. Birilerinin yüceltilmesi diğerlerinin gönlünü kırabilir. Esasen çıkarsızca yapılan bu etkinliklerin dişe dokunur bir işlevi olmadığı bu yolla kimsenin başı göğe ermediğine göre birilerini neden üzelim? Bu yanlışı hep yaptık. Böylece Türk fotoğrafının gelişmesine büyük zarar verdik. Fotoğraf okulları yokken küçük gruplarla yaptığımız eğitim denemelerinde şu yöntem başarılı olmuştur; birlikte fotoğrafa çıkılır, hafta sonu tam gün ağır işçi gibi fotoğraf çekilir, akşam olunca projeksiyonla önceki haftaların fotoğraflarına bakılır ve eleştirilir. Bu yolla altı ay gibi çok kısa sürede yol alan kimi yetenekli gençler nerede ise sergi açacak hale gelirdi. Fotoğraf öğrenmenin yolunun bu olduğunu düşünüyorum. Fotoğraf çekmek ve çekileni acımasızca yargılamak ancak bu yöntemi kendi fotoğraflarınız için yapacaksanız en az altı ay beklemeniz gerekir ki çekim anılarınız unutulsun. Onlara yabancılaşıp komşunuzun fotoğraflarına bakar gibi bakmadıkça yargılarımızın değeri olmaz. Yoksa fotoğrafın iki önemli düşmanı ile baş etmek zor olurdu. Bunların ilki anılarımız ikincisi ise egomuzdur.

Merhaba ;
Kuruluşumuz henüz çok yeni ve daha yolun başında iken siz fotoğraf severlerin karşısında
bizce önemli olduğunu düşündüğümüz işlerle çıkmanın heyecanındayız.
Bir fotoğraf derneğinin üyelerinin fotoğrafseverlerin beklentilerine yanıt verebilicek en önemli
etkinliğinin , fotoğraf dünyamızın ve üyelerimizin fotoğraf birikiminin hedef kitleye sunulması
olduğunu düşünmekteyiz. Bunun içinde bu sergi ve sergi kitabı ile karşınızdayız.
Umuyoruz ve diliyoruz ki , Fotoğrafa yeni başlayıp ilk sergi heyecanlarını yaşamak isteyen
üyelerimizin eserlerinin sunulduğu İLKİM fotoğraf sergisi ve ve dernek üyelerimizin fotoğraflarının
Ülkemiz fotoğraf birikiminin örnekleri ile birlikte sunulduğu bu sergimiz gelenekselleşir.
Bu sergi ve kitapta ;
Sayın Prof.Dr.Sabit Kalfagil hocamızın , Fotoğraf dernekleri dünyamızın önemli üyelerinden
Fotoğraf Sanatı Kurumu FSK üyelerinin ve 2013 yılı kişisel sergi etkinliklerinden Nihal Gündüz'ün
"Son Tophaneli" sergisini ve ANAFOD üyelerinin fotoğraflarını izleyeceksiniz.
Bu çalışmaların Dernekler bölümünde Sayın Osman Ürper , Kişisel Sergiler bölümünde Sayın Cengiz
Karlıova , ANAFOD üyeleri fotoğrafları bölümünde ise Sayın Prof.Dr.Sabit Kalfagil Küratörlüğü
üstlendiler.Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Yerinden katılım yaklaşımımızla , sanat etkinliklerinin ülkemizin bütün yaşam alanlarında
yaygınlaşması ve ekmek gibi su gibi vazgeçilmez olması dileklerimizle , sergimizi ve kitabımızı
ülkemiz kültür dağarcığına armağan ediyoruz.
Sevgiyle , dostlukla , nicelerine.
ANAFOD Yönetim Kurulu

Prof. Dr. Sabit Kalfagil
Özgeçmiş:
1934’de Elazığ’da doğdu. 1954’de Konya Lisesi’ni bitirdikten sonra 1959 yılında
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde Y. Müh. Mimar olarak mezun oldu.
Kısa bir süre serbest mimar olarak çalıştı. Bu arada B.P. Servis istasyonları ve bazı konut
yapılarını projelendirdi.
1961-1963 arasında 1. Ordu İnşaat Emlak Grup Başkanlığı’nda askerlik görevini
tamamladı. Bu sırada Kalendar Kasrı Resitorasyon projesi ile 1. Ordu Yapı Koop. ve Em.
Sb. Yapı Kooperatiflerinin kontrollük hizmetlerini yaptı.
Askerlik hizmeti sonrasında İmar ve İskan Bakanlığı’nın Davutpaşa Sosyal Mesken
inşaatının 230 dairelik 1. kısmını dört ayda gerçekleştirdi.
1963’de İstanbul Belediyesi’nde göreve aldı. 1976 -1979 yılları arasında İstanbul İmar
Müdürlüğü, 1979 -1980 yılları arasında Belediye Başkanı Danışmanlığı. 1985 -1988
Yılları arasında Fatih Belediye Başkan Yardımcılığı yaptı. Bu sırada Haliç Yamacı
Koruma İmar Planını tamamladı.
Bunun yanında başlangıçta hobi olarak ilgilendiği fotoğraf dalında kendini yetiştirdi.
Daha sonra adı Mimar Sinan Üniversitesi olan, D.G.S.A.’nın 1978 kurulan Fotoğraf
Enstitüsü kurucuları arasında yer aldı.
1978 -1988 arasında yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalıştığı kurumda, 1988’de
“Doçent”, 1998’de Marmara Üniversitesi’nde “Profesör” oldu.
Bu arada fotoğraf dalında birçok yarışma kazandı. Karma sergilere katıldı. Beş kişisel
sergi açtı. Yedi kitabı,birçok ders notu ve çeşitli makalelerii yayımlandı. Çeşitli panel,
konferans, söyleşi ve dia gösterileri gerçekleştirdi. Fotoğraflarının bir bölümü Turizm
Bakanlığı’nca afiş yapılarak yayımlandı.

2001 Yılında Marmara Üniversitesi’nde emekli oldu. Halen Marmara ve Mimar Sinan
Üniversiteleri’nde ders vermeye devam etmektedir.
İFSAK (İstanbul Fotoğraf Amatörleri Derneği) , PTFD (Profesyonel Tanıtım
Fotoğrafçıları Derneği) MFD (Mersin Fotoğraf Derneği) ve GİFSAD ( Gaziantep
İpekyolu Fotoğraf Sanatı Derneği) onursal üyesidir.
Adres: Acıbadem Cad. T.İ.B.A.Ş. Konutları A6 Blok D:6 Kadıköy İstanbul
Tel. 0216 428 18 37

NİHAL GÜNDÜZ

1996’da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf bölümünden mezun oldu.

1999’da Marmara Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Fakültesi fotoğraf bölümünde Yüksek Lisans

eğitimini tamamladı. Meslek hayatına dergilerde röportaj, dergi kapak ve moda çekimleri yaparak

başlamıştır. 1998 yılından itibaren profesyonel olarak reklam ve moda alanında çalışmalarını

sürdürmektedir. Aynı zamanda portre ve belgesel fotoğraf alanında kişisel çalışmalar yapmaktadır.

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ Güzel Sanatlar Fakültesi’nde “MODA FOTOĞRAFI” dersi vermektedir.

2000 - Temmuz, piyasaya çıkan “GEÇMİŞTEN GELECEĞE KIZKULESİ” adlı prestij kitabın fotoğraflarını

kapsayan belgesel ağırlıklı bir çalışma yaptı

2008 - Pera Müzesinde “BAYKUŞUN KARELERİ” isimli karma sergi

2009 - TRT TÜRK “Türkiye’de Zaman” programı için danışmanlık ve portre fotoğraflarından oluşan

kısa film serileri

2010 - Nisan “ANTAKYA VE YEMEKLERI” adlı yemek kitabının yemek ve tarihi dokuyu içeren

fotoğrafları (aynı zamanda ingilizce basımı 2011 yılında yapılmıştır.)

2010 - Haziran, “Haliç Tersanesi Sakinleri” fotoğraf sergisi “Haliç Tersanesi Sakinleri” fotoğraf ve anı

kitabı

2010 - Aralık, “Oğlum ve Babam” konseptli serginin fotoğrafçısı ve katılımcı sanatçı olarak yer

almıştır.

2011 - Şubat, “Aşkın Damakta Kalan Tadi” karma sergi - Camhane - İstanbul

2011 - Nisan Türk Hava Kuvvetlerinin 100. yıl kapsamında hazırlanan “GELECEĞİ BUGÜNE ÇEKEN

FOTOĞRAF KARELERİ” konulu fotoğraf sergisi katılımcılarından. (17 şehirde sergilenmiştir.)

2011 - Mayıs, Artium Sanatevi- Fotoğraf Sanatı Müzayedesi ve karma sergi,

2011- 2. Uluslararası Reklam Fotoğrafçıları Karma Sergisi, Seul - KAPA (Kore Reklam Fotoğrafçıları

Derneği)

2012 - Şubat, “Aşkın Damakta Kalan Tadı” karma sergisi,

2012 - Ekim, “Astsubayların Dünyası” fotoğraf sergisi (Nihal Gündüz – Kuzey Çelebiler) Ankara

Büyükşehir Belediyesi Güvenpark Sergi Salonu Temad (Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği) 17

Ekim Dünya Astsubaylar Günü kapsamında düzenlenmiştir.

2012 - Kasım, “Son Tophaneli” TÜYAP ARTIST 2012 22. Uluslararası İstanbul Sanat Fuari (17-25

Kasım 2012)

2013 - Şubat “Aşkın Damakta Kalan Tadi” karma sergi

2013 - Ekim, Cumhuriyetin 90. yıl anısına FREIUNDNEUNZIG - ÖZGÜR VE 90 - Berlin

Büyükelçiliğinde (29 ekim 2013- 22 Ocak 2014 Berlin, Almanya)

2013 - Kasım, Bursa FOTOFEST 5-12 Ekim 2013

2014- Şubat “Merhamet” konulu karma sergisi. (Beyoğlu Sanat Galerisi 11-22 Şubat 2014)

99.103/1 Ankara’nın Bozkırında Fotoğrafın Sanatla Yolculuğu: Grup FE’den Fotoğraf

Sanatı Kurumu’na

Bireysel icra edilen bir sanat disiplini olarak kabul edilen fotoğrafın bir sanat ve iletişim aracı

olarak gelişip yaygınlaşmasında kurumsal yapıların önemi büyüktür. “Birlikten güç doğar”

ilkesiyle bir araya gelen bireyler, grup, klüp, topluluk ve dernek gibi oluşumların çatısı altında

yürüttükleri faaliyetler ile kendi gelişimleri kadar toplumsal gelişimi de destekler. Türk Dil

Kurumu sözlüğünde dernek, “belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal

topluluk, cemiyet” olarak tanımlanmaktadır. Kısacası, dernekler, benzer amaçlara sahip

kişilerin bir araya geldikleri organizasyonlardır. Birey olarak sesini duyurmanın ve gelişmenin

güç olduğu durumlarda dernek vb. kurumlar, bilgi paylaşımının yanı sıra sivil toplum

kuruluşları olarak fikir ve düşüncelerin ifade edilmesini de sağlarlar. Bu anlamda dernekler

aynı zamanda demokrasinin önemli araçlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bir ülkedeki

dernek sayısı ve çeşitliliği, toplumun kültürel, ekonomik ve sosyal alandaki gelişimin bir

göstergesi olarak da görülmektedir. Türkiye’de 2014 yılı itibariyle resmi olarak 99.103 adet

dernek bulunmaktadır. Bu derneklerden biri de Ankara’da faaliyet göstermekte olan Fotoğraf

Sanatı Kurumu’dur.

Fotoğrafın bulunuşunun (1839) üzerinden çok geçmeden 1847 yılında Londra’da dünyanın ilk

fotoğraf kulübü Callotype Club kurulmuştu. 1853 yılında ise dernek statüsünde Photographic

Society of London kuruldu. Ülkemizde ilk fotoğraf derneği olan Türkiye Amatör Foto Kulübü

(TAFK) ise yaklaşık yüz yıl sonra 1949 yılında Ankara’da kuruldu. Ancak kuruluş amaçları

doğrultusunda faaliyetleri pek etkin olamadı. 1959 yılında Erenköy Amatör Foto Kulübü

olarak kurulan ve sonradan İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri, (İFSAK), adını alan

dernek ise, “fotoğraf sanat mıdır, değil midir?” tartışmalarının yoğunlukla yaşandığı 1970’li

yılların sonlarına değin Türkiye’nin tek fotoğraf derneği olarak kaldı. 1977 yılında Ankara’da

kurulan Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği, AFSAD’ın ardından öncelikle büyük kentlerde

kurulmaya başlanan fotoğraf derneklerinin sayısı giderek arttı. 2003 yılında 15 kurucu

fotoğraf derneğinin katılımıyla Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu kuruldu. 2014 yılı

itibariyle 37’si federasyon üyesi olmak üzere toplamda 93 fotoğraf derneği bulunmaktadır.

Günümüzde gelişen dijital fotoğraf teknolojisi ve internetin yaygınlaşması ülkemizde fotoğraf

alanına ilginin artmasına katkı sağlamıştır. Son yıllarda sayılarının artmasının yanı sıra

özellikle batı bölgelerinde ve büyük kentlerde yoğunlaşan fotoğraf derneklerinin ülkemizin

dört bir yanında hatta ilçelerde bile kuruldukları görülmektedir. Her bir fotoğraf derneği kendi

bölgesinde fotoğrafçıların bir araya gelerek örgütlendikleri, eğitim ihtiyaçlarının giderildiği,

sergi, gösteri söyleşi vb. birçok etkinliklerin yapıldığı, izlendiği ortamlar yaratmakta;

böylelikle, Türkiye fotoğrafının gelişimine, yeni isimlerin ortaya çıkmasına, fotoğrafın sanat

ve iletişim alanı olarak kabul ve değer görmesine katkıda bulunmaktadır.

1994 yılında Ankara’nın ikinci fotoğraf derneği olarak kurulan Fotoğraf Sanatı Kurumu,

birçoğu ülke fotoğrafına büyük emek vermiş 22 fotoğrafçının önderliğinde kurulmuştur.

Kuruluşunda yayımlanan manifesto, derneğin anayasası niteliğindedir. Bu manifesto’da

derneğin amaçları “fotoğraf sanatına ve sanatçısına duyulan saygınlığı artırmak, fotoğrafın

gelişmesi ve yaygınlaşması için bilgi ve tecrübe akışını sağlamak, fotoğraf üretenlerin

niteliklerinin geliştirilmesi için rekabete değil gelişime destek vermek, fotoğraf çalışanları ve

ülkemizdeki fotoğraf dernekleri arasında yakınlaşma ve dayanışma oluşturmak, fotoğraf

aracılığı ile insanların bilgilendirilmesi, bireysel ve toplumsal bilgilerin gelecek nesillere ve

akranlara aktarılmasını sağlamak, kültürümüze, sanatımıza ve kaybolup gitmekte olan tarihi,

doğal ve kültürel değerleri her yönü ile sahip çıkıp belgelemek, korumak ve bu değerleri

 

tanıtmaya çalışmak” olarak tanımlanmıştır. Derneğin 20 yıllık faaliyet süreci içerisinde

manifesto’da sayılan pek çok amacını başarıyla gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz.

FSK’yı anlatırken derneğin nüvesini oluşturan Grup FE (Fotoğraf Etkinlikleri) ve ruhundan

bahsetmeden olmaz. Dursun Ali Sarıkoç çevresinde oluşan bir atölye grubu olarak Necatibey

caddesinde bir firmayla ortaklaşa kullanılan küçük bir apartman dairesinin, farklı yaş ve

meslek gruplarından oluşan fotoğraf gönüllülerinin nefesleri kadar sıcak kalpleriyle de

ısıttıkları daracık salonunda paylaşılan ilk fotoğraflar; farklı konularda uzmanlaşmış fotoğraf

ustalarından alınan seminerler; ustaların yanı sıra biz yeni yetmelerin ilk saydam gösterileri;

filmlerin ve objektiflerin yanı sıra keklerin ve böreklerin paylaşıldığı, “ titrek bar” olarak

ifade edilen arka koltuk çevresinde oluşan halkada keyifli sohbetlerle kısalan yolculuklardan

oluşan fotoğraf gezileri; bu gezilerde çekilmiş fotoğraflardan açılmış ilk karma sergiler

içimizdeki fotoğraf sevdasının yeşermesinde çok etkili olmuştur. Grup FE’nin sıcacık

arkadaşlık ve paylaşma ortamı bizlere fotoğrafın yanı sıra doğayı ve insanı tanımayı, amatör

bir heyecan içerisinde karşılıksız vermenin erdemini öğretti. Bu süreç, Grup FE üyeleri

arasından günümüzde fotoğraf üretmeye devam eden kendini kanıtlamış birçok arkadaşımızın

yanı sıra, hayat gailesi içerisinde fotoğraftan uzaklaşmış arkadaşlarımız için bile unutulmaz

günlerdi şüphesiz. Grup FE’nin sıcak, dinamik ve üretken yapısı, harika bir Anadolu insanı ve

bir Karadeniz uşağı olarak insanları bir araya getirme konusunda usta ve çok iyi bir örgütçü

olan Dursun Ali Sarıkoç’u bir dernek kurma konusunda cesaretlendirmişti sanırım. Sarıkoç’un

inatçı kişiliği ve diplomasi konusundaki ustalığı ile bir araya gelmesi zor kişileri bir araya

getirerek dernek kurma fikrinde buluşturması, 1994 yılının Aralık ayında Fotoğraf Sanatı

Kurumu, FSK’nın kurulmasını sağladı.

20 yıllık bir dernek olarak FSK, Grup FE’den gelen sıcak ve samimi atmosferini hiçbir zaman

yitirmedi. Bu süreçte birçok fotoğraf meraklısının bilgi ihtiyacını hiç geri çevirmedi.

Kuruluşundan bu yana her ay hafta içi, hafta sonu demeden farklı gruplara temel fotoğraftan

ileri düzeye kadar farklı konularda teknik, teorik ve uygulamalı kurslar ve seminerler sundu.

Zamanla karanlık odadan aydınlık odaya geçildi ama duvarlarından hiçbir zaman fotoğraf

eksik olmadı. Kimi zaman seminer tamamlayan aday üyelerinin, kimi zaman üyelerinin, kimi

zamansa ülkemizin önde gelen fotoğraf sanatçılarının karma ya da kişisel sergileri duvarlara

asılıp izlendi. Perdesi haftanın iki günü fotoğrafını paylaşmak isteyen herkese açıldı. Saydam,

dia derken projeksiyon gösterileriyle fotoğrafçılar performanslarını da yansıttılar aynı

zamanda. Beğenilenler çok alkışlandı, beğenilmeyenlerin nazikçe sırtları sıvazlandı. Çok

konuşuldu, çok söyleşildi. Fotoğraf hakkında söylenmedik söz, tartışılmadık fikir kalmadı.

Ayın Fotoğrafı için üyeler önce kendi aralarında yarıştı, yetmedi önce ulusal sonra uluslararası

yarışmalara göz dikildi. 2004 yılında Austrian Super Circuit’da “en iyi dernek” kategorisinde

altın madalya ile ödüllendirildi.

 

Sadece fotoğrafla yetinilmedi elbet şiirler söylendi, müzikler dinlendi. Sinema klasiklerinin

yanı sıra unutulmaz belgeseller izlendi. Ustaların kitapları okundu, düzenlenen imza

günlerinde sıraya girildi. İlk yayın denemesi olan Fotoğraf Dünyası dergisi ne yazık ki tek

sayı çıkarılabildi. Dernek üyelerinin imecesi Fotoğraf yıllıkları ise 2000, 2010, 2013

yıllarında 3 kez yayımlandı. Fotoğraf ustalarının belleği zorlandı, Anılar ve Söyleşiler serisi 6.

kitaba ulaştı. Fotoğrafçılar kadar Türkiye fotoğrafının da unutulmaz anıları belgelendi.

Fotoğraf yayınlarına o kadar önem verildi ki son birkaç yılda 19 kitap Türkiye fotoğraf

kütüphanesine kazandırıldı. Tüm bu etkinliklere kimi zaman dernek salonu yetmedi.

Ankara’da başka salonlara, kültür merkezlerine, sanat galerilerine gidildi. Bazen Ankara

yetmedi başka şehirlere ve ülkelere fotoğraf zenginliğimiz taşındı. Haftada en az iki kez

 

düzenli olarak organize edilen ve Ankara’nın kültür sanat yaşamına önemli bir canlılık getiren

bu etkinliklerin yanı sıra, bir sivil toplum kuruluşu olarak yaşanılan şehre değer katmaya

çalışıldı. Bu kapsamda 5 kez düzenlenen Ankara Fotoğraf Günleri ülke fotoğrafçılarının

festival havasında bir araya geldiği, her seferinde farklı temalar altında yüze yakın

etkinliklerin izlendiği, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı önemli bir ortam oldu. Ankara

Fotoğraf Günleri aynı zamanda fotoğrafta 50. yılını doldurmuş ustalara verilen ödülleri ile

unutulmaz duygusal anlara da sahne oldu.

1994’ten bu yana yirmi yıllık süreç içerisinde birçok fotoğrafçının gelip geçtiği ve yeni

fotoğrafçıların yetiştiği FSK’da ustalarla yenilerin kaynaştığı pek çok grup çalışmasının yanı

sıra, bireysel çalışmalar doğrultusunda ortaya çıkan projeler üretilmeye devam etmektedir. Bu

projeler gösterilere, sergilere ve yayınlara dönüşerek ülke fotoğrafını beslemektedir. Bugün

172 aktif üyesi ile Türkiye’nin en büyük fotoğraf derneklerinden biri olarak FSK, ilk günkü

amatör ruh ve heyecanını kaybetmeden ama deneyimli ve profesyonel bir titizlik anlayışı

içerisinde, fotoğrafın bir sanat disiplini olarak sevilmesine, yaygınlaşmasına ve gelişmesine

öncülük etmeye; hem kurumsal olarak hem de üyelerinin girişimleriyle Türkiye’nin her

köşesindeki doğal, tarihi ve kültürel değerlerimizin, yaşanan önemli olayların fotoğraflarla

belgelenerek ülkenin görsel kültür tarihinin oluşturulmasına katkı sağlamaya devam

etmektedir.

 

Mart 2014 İstanbul

 

Doç.Dr. Osman ÜRPER

Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi

Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı

Fotoğraf Sanatı Kurumu 41 nolu üyesi

SON TOPHANELİ
Dünyada zaman zaman acımasızca olsa da büyük farklılıklar ve değişimler
yaşanıyor.Tophane’lilerin bu büyük değişime dair öyküsünü kendi vizöründen
Sanatçı Nihal Gündüz şöyle anlatıyor :
“Son Tophane’li”, sokakta, terini bile silmesine izin vermeksizin elindeki işiyle iş
yerinde gördüğüm karakterleri , oturduğu sandalye ve çayını içtiği masa ile
birlikte ,fırsat olduğunda o anda ya da daha önceden gözlemlediğim şekilde,
Tophane’deki fotoğraf stüdyosuna götürerek çekilmiş portre fotoğraflarından
oluşmaktadır.
Tophane’li portrelerini, kendi mekanlarından ayırarak, stüdyo fotoğrafı ile
anlatmamın en büyük amacı ise; kişilerin mekan ile kurulan bağı ortadan kalkarsa
geriye sadece kendisinin kaldığını vurgulamak ve böylece yer ve zaman kavramı
olmadan sadece kişilerin varlıklarının önem kazandığı bir yaklaşım sergilemektir.
“Son Tophane’liler” yaşamdan yola çıkılarak oluşturulmuş bir fotoğraf öyküsü.
Yalın anlatım, biçim dünyasının temellerindendir. Herkesin kolayca okuyabileceği
güçlü teknik ve etkileyici kompozisyonlar içerir. Gündüz’ün fotoğraflarında
Tophane’li karakterlerin izleyicinin gözünün içine bakan delici bakışları ile
bütünleşen. etkileyici beden dili duruşları ,elleri, giysileri ve kendilerine öz kişisel
ekipmanları güçlü kompozisyonlar oluşturmuş... Hiç kuşkusuz stüdyo ortamının
disiplini içinde çekimler hesaplanarak ve şansa pek bir şey bırakılmadan
gerçekleştirilmiş.

SON TOPHANELİ Sergisi Tüyap Sanat Fuarı kapsamında yer alan KENTSEN(!)
DÖNÜŞ Sergi alanında ve Bursa FOTOFEST 2013 te sergilenmiştir.

Cengiz Karlıova